Yolcu360 Blog
Yolcu360 Blog > Gezi Rehberleri > Türkiye Gezi Rehberi > Lyrbe Antik Kenti gezi rehberi : Seleukeia ‘nın izinde / Antalya

Lyrbe Antik Kenti gezi rehberi : Seleukeia ‘nın izinde / Antalya

Lyrbe Antik Kenti pek fazla bilinmeyen ama doğa ve tarihin kucaklaştığı çok özel bir keşif rotası. Antik çağlardan günümüze miras kalan bu eşsiz noktayı sizler için Aybukecu gezdi gördü ve yazdı.

Yemyeşil bir yol, yüzlerce kuştan gelen çeşitli cıvıltılar, yol üzerinde görmeye başladığınız tarihi kalıntılar ve kalıntıların arasında gezen keçiler… Lyrbe Antik Kenti, sizlere hem bir uygarlığın varoluşunu hem de uygarlık gittikten sonra insan kalıntılarının nasıl doğaya uyum sağladığını gösteriyor. Böylesine enfes bir yapının şimdilerde sadece keçilere otlak olması bana buruk hissettirse de kent her şeye rağmen doğanın gücüyle mükemmel görünüyor.

Lyrbe Antik Kenti nerede ve nasıl gidilir?

Side tarafından geliyorsanız eğer, Manavgat şehir merkezine girmeden sola dönen yoldan 4 kilometre sonra Manavgat Şelalesi’ni geçmeniz gerekiyor. Şelaleyi geçtiğinizde barajlar yönünden devam eden Bucakşeyhler köyüne ulaşıyorsunuz. Köye ulaştıktan sonra da tabelalar size gitmeniz gereken yönü zaten gösteriyor ve kente giden yolun keyfini çıkarmaya başlıyorsunuz. Alanya tarafından geliyorsanız da, Manavgat şehir merkezine uğrayıp yine bahsettiğim gibi şelale yolundan devam edip kente ulaşımınızı sağlayabiliyorsunuz.

Alanya taraflarından Antalya’ya dönerken yol üstünde karşıma çıkan Lyrbe Antik Kenti, Manavgat ilçesine bağlı Bucakşeyhler Mahallesi, Şıhlar Köyü’nde yer alıyor. Muhtemelen şehir merkezine uzakta ve dağlık bir alanda olduğu için denetime girmemiş olan Lyrbe’ye herhangi bir ulaşım aracı tahsis edilmiyor. Kente sadece kendi aracınızla gidebiliyorsunuz. Bu noktada sizlere araç kiralama tavsiye ediyorum. Yolcu360‘tan Alanya Havalimanı araç kiralama seçeneklerine mutlaka göz atın. Dileyen Antalya Havalimanı  araç kiralama seçeneklerini de değerlendirebilir.

Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer: Lyrbe

Manavgat’ın içinden bahsi geçen köye doğru giderken yemyeşil ve uzunca ağaçlar etrafımı çevreliyordu. Dingin müziklerin de eşlik ettiği yolculuğumda yaklaşık on beş dakika kadar kendimi Şirinler Köyü’ne gidiyormuş gibi hissediyordum. Etrafım öylesine masalsıydı ki kesinlikle muhteşem yolu için bile rotanızı bu tarafa çevirmenizi tavsiye ediyorum. İnsan şehir hayatından gelince böyle yerlere daha çok hayran kalıyor sanırım. Bizler bazen günlük yaşantımızın içinde nefes almayı unutuyoruz. Neyse ki Antalya’da nefes alabileceğimiz çok fazla nokta var. Keşfettiğim Lyrbe Antik Kenti de artık bu noktalardan biri olmuş durumda. Herhangi bir giriş ücreti ve ziyaret saati bulunmayan kent, sizlere hem yeni bir tarihi ortamı keşfetme imkanı tanırken hem de o müthiş doğayı sunuyor.

Bana gayet tesadüfi bir şekilde tahmin edemeyeceğim kadar güzel bir deneyim sunan Lyrbe Antik Kenti, M.Ö. 300’lerde korunma amaçlı akropol bir kent olarak tepe üzerine kurulmuş, dik yamaçlı ve derin vadide bulunan coğrafyası ile tüm ovayı ve denizi gözler önüne seriyor.

Torosların eteğinde üç yanı surlarla çevirili olan kentin, küçük bir topluluğa ev sahipliği yapmış olması sebebiyle çok büyük olmayışı, kentle ilgili her kalıntıyı rahatlıkla görebilmemizi sağlıyor. Lyrbe Antik Kenti’nde yapılan çalışmalar sonucunda ulaşılan kalıntıların Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğu dile getiriliyor. Bu kalıntıların arasında sur duvarları, anıtsal kapı ve kuleleri, Pamphylia bölgesinin en iyi korunmuş agorası, hamam, tapınaklar, kütüphane, sarnıçlar, kilise ve mezar yapıları tarihi açıdan çok büyük önem taşıyor.

Kısa fakat spontane bir şekilde gerçekleşen bu gezimin sonuna gelirken, hayatıma yeni bir nefes alış noktası daha kazandırmış olmanın mutluluğu taşıdığımı söylemeliyim. Doğayla baş başa bırakılmış haliyle yeterinde güzel olan ve el değmemiş eserlerle dolu kentle ilgili benim aktarabileceklerim bunlardan ibaret. Umarım bir gün yolunuz düşer ve Lyrbe’nin tarihi kokusunu sizde içinize çekebilirsiniz.

Son olarak pek fazla tabela bulunmadığı için ziyaret etmek isteyenlere yol tarifi bırakıyorum. Umarım yolunuz düşer ve anlattıklarımın ne kadar doğru ve içten olduğunu görürsünüz sevgili okurlar.. Lyrbe Antik Kenti’ne uğrayın, uğratın, hoşçakalın!

Antalya'da keşfedebileceğiniz diğer rotalar

Yorum ekle