Yolcu360
Araç kirala ve gez

Bu yaz İç Anadolu Bölgesi’nde mutlaka görmeniz gereken 3 yer

İç Anadolu Bölgesi elbette turizm denince akla ilk gelen bölgemiz değil. Ancak özellikle kültür turları için inanılmaz zenginlikler barındıran bir cazibesi olduğu tartışılmaz. Peki İç Anadolu’da mutlaka görmeniz gereken 3 yer neresi ? Gezgin çiftimiz Merve ve Furkan sizin için çok özel bir gezi rehberi hazırladı.

Yaz ayları yavaş yavaş yaklaşırken, sıcacık kumların, masmavi suların hayali kuran insan sayısı çoğunlukta elbette. Fakat kendini doğa ananın kucağına bırakmak isteyenler de bir o kadar fazla aslında. Onlar genelde sesleri pek çıkmıyor. Tatil diye sayıklayanlara nazaran biraz daha sessiz sakin yapıyorlar planlarını. Üstelik yazı beklemeden, buldukları hemen her fırsatta kendilerini doğaya atmayı ihmal etmiyorlar.

Durum böyle olduğu için yazın o sıcak günlerini, deniz tatili sevenlere göre daha az özlüyorlar. Ama merak etmeyin. Yaz ayları yaklaştı, zaten bunların sesi de az çıkıyor diye sizi es geçmiyoruz sayın doğaseverler. Sizler için de yurt içinde enfes rota önerileri hazırlamaya devam ediyoruz. Öncelikle hangi şehirde olursanız olun, turistik bir gezi için en ideal yolculuğun araç kiralama ile mümkün olduğunu belirtmek isteriz. Yolcu360 birbirinden uygun araç kiralama teklifleriyle sizin için mesafeleri kısaltıyor.

İç Anadolu’da mutlaka görmeniz gereken 3 yer

Bu sefer, İç Anadolu’da oturanlar ya da özellikle bayramlarda ailesini görmeye memlekete doğru yola çıkan büyük şehirliler için, bu yaz İç Anadolu’da görülmesi gereken 3 destinasyonu anlattık. Bu rotanın, gittikleri yerleri keşfetmeden dönmek istemeyenlere ilaç gibi geleceğini düşünüyoruz.

Lafı fazla uzatmadan, doğa ananın dağıttığı nimetlerden fazlasıyla nasibini almış, bir de üstüne tarihle harmanlanmış olan 3 güzel İç Anadolu destinasyonunu anlatmaya başlayalım.

İkinci Kapadokya; Frigya Vadisi

Frigya Vadisi Afyon-Eskişehir-Kütahya üçgeninin içinde yer alan, 3 şehrin de sınırlarına dahil olmuş, özetle kocaman bir alana yayılmış olan enfes bir coğrafya. Günümüzden yaklaşık 3000 yıl önce Friglerin kayaları oyarak evler, mezarlar, kaleler ve kiliseler oluşturduğu ilginç bir medeniyet burası.

Çevredeki coğrafi oluşumların Peri Bacaları’na benzemesi nedeniyle İkinci Kapadokya olarak da bilinen Frigya Vadisi henüz Kapadokya gibi tam olarak keşfedilmemiş, turistik tesisler tarafından talan edilmemiş. Yani işin özü burada sessizliğin dibine vurabildiğiniz, sakince gezebildiğiniz, gözleriniz doğaya doyururken bir yandan da tarihi koklayabildiğiniz bir seyahat rotası.

Gezerken Kapadokya hazzını veren bu oyma kayaların içine girebilmek, onları yakından inceleyebilmek gerçekten harika bir duygu. Frigya Vadisi’ni ister yürüyüş yolundan yürüyerek, ister bisiklet ile gezebilirsiniz. Ayrıca atlı safari de yapılabilen aktiviteler arasında. Bur arada, insanı adeta zamanda yolculuğa çıkaran Frig Vadisi’nin tamamı 506 kilometre uzunluğunda. Yani hepsini gezmek isterseniz altınızda arabayla buraya 2 gün ayırmanız şart.

Türkiye’nin Niagara’sı Kapuzbaşı Şelalesi

Kayseri’nin Yahyalı ilçesine bağlı olan Kapuzbaşı Şelalesi, 79 metre mesafeden dökülen sularıyla Türkiye’nin birinci, Dünyanın ise ikinci en yüksek şelalesi olma özelliğini taşıyor. Etrafını güçlü kayaların ve yeşilliklerin çevirdiği bu doğa harikası, insanı görür görmez büyülüyor ve kendine hayran bırakıyor.

Öyle ki, ağzınız bir karış açık bir şekilde şelaleyi izlemekten alamıyorsunuz kendinizi. Siz izlerken, kayaların içinden dökülen şelale sularının sesi de bir yandan kulağınızın pasını siliyor. Bazı yerlerde yüksekten dökülen debisi yüksek şelale suları sebebiyle biraz ıslanabiliyorsunuz bile. O yüzden, burayı yaz aylarında ziyaret edenler bu durumdan oldukça memnun oluyor ve bu olayı doğal klima olarak nitelendiriyorlar.

Doğa ananın bizlere eşsiz bir armağanı olan Kapuzbaşı Şelaleleri’nde kamp yapabilir, yürüyüş yapmanın tadını çıkarabilir ya da manzara eşliğinde kafanızı dinleyip doyasıya huzur depolayabilirsiniz. Bu arada, Kapuzbaşı Şelalesi Kayseri il merkezine 141 km uzaklıkta bulunuyor. Yolu biraz yorucu ama görmeye fazlasıyla değiyor.

Bir Rum Kasabası; Güzelyurt

Şöyle ufaktan bir şaşkınlık seziyoruz sanki. Rum kasabaları genellikle Ege kıyılarında olur değil mi? Haklısınız, ilk başta biz de pek anlam verememiştik bu durumda. Ancak Aksaray’a bağlı bir yerleşim yeri olan Güzelyurt Kasabası’nın Ege Bölgesi’nde bulunan şirin köylerden tek eksiği deniz manzarası. E ne yapalım canım, o kadar kusur kadı kızında da olur! 🙂

Eski adı Gelveri olan, 1965 yılında ismi Güzelyurt olarak değiştirilmesine rağmen yerel halkın hala daha Gelveri demeye devam ettiği Anadolu’nun bu güzel ilçesinde 20. yüzyılın başlarına kadar ağırlıklı olarak Rumlar yaşamaktaymış. Mübadele döneminin gelip çatmasıyla birlikte bu durum tam tersine dönmüş ancak köydeki Rum esintisi günümüze kadar ulaşmayı başarmış.

Güzelyurt’un bir diğer özelliği ise tıpkı Frig Vadisi gibi Kapadokya’ya olan benzerliği. Kayaların insan gücüyle oyulmasıyla yapılan kiliseleri, manastırları, tarihi camileri ve geçmişine sadık kalarak restore edilen konakları ile burası İç Anadolu’da gezilecek en özel destinasyonlardan biri. Uzun lafın kısası, Aksaray şehir merkezine arabayla yaklaşık 30 dakika uzaklıkta bulunan Güzelyurt’u da seyahat planlarınıza eklemeyi unutmayın!

İlgili Yazılar

Didim Gezi Rehberi

Yolcu 360

Bayram tatilinde gezilecek yerler / 5 duraklı bayram tatili rotası

Yolcu 360

Şahmaran Efsanesi ve Bu Efsanenin Doğduğu Şehir: Tarsus

Yolcu360

Yorum Bırak