Yolcu360
Mutlaka gidin

İstanbul’un En Gizemli 3 Bölgesi

İstanbul’a ilk defa gelenler için gezi rehberleri oluşturmak kolaydır. Zira, İstanbul’da gezilip görülecek çooook şey var. Ancak pek çoğumuz İstanbul’un gerçek hikayesini bilmeyiz ve bu geziler de genellikle hak ettiği anlamı bulamaz. Peki, İstanbul’un sırları neler ve İstanbul’un en gizemli yerleri nereleri?

İstanbul’a gelecek olan arkadaşlarınızı ya da yakınlarınızı gezdirirken çok işinize yarayacak keyifli bilgiler topladık. Biraz sanat tarihi biraz tarih biraz da arkeolojinin izlerini sürdük. İşte İstanbul’a bambaşka bakacağınız bir gezi rehberi…

 

İstanbul Adı Nereden Geliyor?

İstanbul’un adı bile onlarca gizemi üzerinde taşıyor. “İstanbul” ne demek acaba” diye düşünüyorsanız, sandığınız kadar enteresan bir açıklaması yok ama bu şehre verilen isimler listesi çok gizemli. İstanbul, sözcüğü Yunanca’daki “istinyepoli” kelimesinden türemiş. “istinyepoli” ise “şehre giden yo”/ “şehir yolu” gibi anlama geliyor. Bu bilgiyi de Türkiye’nin duayen Sanat tarihi Profesörü Doğan Kuban’ın kitabında bulduk. Kitapta yazdığına göre; İstanbul, o zamanlar  da yani 1400’lü yıllarda da çok popüler ve hareketli bir şehirmiş. Ticaret için şehrin yolunu tutanlara çok rastlanırmış ve onlara yol tarifi yapılırken “istinyepoli” diye diye bu sözcük değişerek bugüne “istanbul” şeklinde gelmiş.

 

İstanbul’un Eski Adları

İstanbul’da bilenen en eski yerleşim M.Ö. 300’lerde falan. Bu dönemde bir efsaneye göre Byzas adlı bir kör liderliğinde Romalı koloni bölgeye ulaşmış ve bugünün Sarayburnu’na yerleşmiş. Buraya da “Bayzas’ın ülkesi” anlamına gelen Byzantium denilmiş. Roma İmparatorluğu kendi gücünü garantiye almak üzere doğuda bir üs kurmak istediğinde Constantin’i İstanbul’a göndermiş. Constantin burada Romanın Doğu yönetimini kurmuş ve şehir Constantinie yani Constantin’in şehri olarak anılmış.

 

İstanbul’un Altınları

“İstanbul’un taşı toprağı altın” sözünü duymuşsunuzdur. Aslında bu söz, M.Ö’lerde falan da söyleniyormuş. Yani bu kentin altınları hep meşhurmuş. Bu arada İstanbul, gerçek anlamda da altın şehridir. Çünkü Byzas kolonisini kurduğunda bölgede altın bulup işlemiş. Constantin yönetimindeyken de altından elbiseler, altın kaplı saraylar olduğu biliniyor. Altın, şehrin simgesiymiş yani.

 

Ayasofya Deyip Geçmeyin!

Ayasofya öyle özel bir yapı ki, bir kere bölgedeki hatta İstanbul’daki belki en eski mimari yapılardan biri. İlk kez M.Ö. bir tapınak inşa ediliyor, bugün kü Ayasofya’nın olduğu yere. Constantin Hıristiyan olunca bu tapınak yıkılıp yerine bir kilise inşa ediliyor ve adı “Ayasofya” yani “kutsal hikmet” konuyor. Ahşap malzemeden üretilen ilk Ayasofya M.S. 330 yılında inşa edilmiş. Ancak Kilise ile İmparator arasında büyük bir anlaşmazlık çıkmış ve bir isyanda bu ahşap olan ilk kilise tamamen yanmış. Ardından tekrar ve daha büyük olarak inşa edilmiş ama o da depremde yıkılmış. En sonunda da Ermeni iki mimar kardeş buradaki dev kubbeli yapıyı inşa etmişler.

Ayasofya’nın mimarlık tarihindeki önemi ise bu kadar büyük ve derin bir kubbenin bu kadar mükemmel bir biçimde taşınacak şekilde inşa edilebilmiş olmasıdır. Mimar Sinan’ın en büyük rakibi de hep, Ayasofya’nın mimarları olmuş, kendisi bu kubbe strüktürü başarısını aşmak için çabalamıştır. Ayasofya’daki sütunlardan birinin içine gizlenmiş bir yazma eser de geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkmıştır. Prokopius adlı bir tarih yazıcısına ait olan yazmada İmparator İustiniaus dönemine ait sırlar anlatılmış ve gelecek nesillerin bulması için buraya gizlenmiştir.

 

Aya İrini Çok Gizemli Değil mi?

Ayasofya’nın hemen yakınında bugün, Topkapı Sarayı avlusunda kalan küçük bir kilise olan Aya İrini, çok bilinmez. Daha doğrusu, turist olarak ziyaret edilen en popüler noktalardan biri değildir. Ancak esas gizemleri bu küçük kilise taşır. Bizans’ta bir dönem İslam’ın da etkisiyle figür yasağı başlamış. Öyle ki, İsa resimleri, Meryem freskleri, rölyefler, ikonlar yasaklanmış. Kiliselerin duvarlarını süsleyen resimler bütünüyle yasakmış. Bu dönemde inşa edilen Aya İri’nide sadece bir büyük haç freski vardır. Bu haç, tek başına Hz. İsa’yı temsil eder. Haç’ın yanında bazı gizemli simgelerin olduğu da iddia ediliyor.

 

Mimar Sinan’ın Türbesi

İstanbul denilince akla ilk gelen isimlerden biri Mimar Sinan’dır. Aslında Kayserili bir Ermeni ailenin devşirme çocuğu olduğu bilinen Sinan, dönemin en büyük dehalarından biridir. Mimari alanında ürettiği mükemmel çözümlerle zengin bir devre ait eserleri inşa etmiştir. Devir itibariyle hem çok şanslı hem de çok yalnız olan Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mehpeyker Sultan’a aşık olduğu da rivayet ediliyor. Sinan’ın son eseri Süleymaniye Külliyesidir. Bu muhteşem eserin uç kısmında da adeta bir imza gibi kendisinin türbesi bulunuyor. Sinan’a ait olan eserleri bugün biliyor olsak da 16. Yüzyılda ressam ya da mimarların eserlerine imza atmaları hoş karşılanmazdı. Sinan da kendi türbesini külliyenin ucuna inşa ederek yüzlerce yıl sonrasına bir mesaj vermiş.

Tepeden çekilen, kuşbakışı, fotoğraflarda Mimar Sinan’ın türbesi, yapı kompleksinin sonunda bir imza gibi görünmektedir. Yıllar sonra, Cumhuriyet döneminde, türbede yapılan kazı sonucunda usta mimarın kafa tası bulunmuş ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne kaldırılmıştır.

 

İstanbul’u keyfile gezmek için araç kiralama yapabilirsiniz. Trafikte araba kiralamak yerine toplu taşımayı da tercih edebilirsiniz ancak kendi aracınızla çok daha özgürce gezme şansınız olacaktır. Bahsettiğimiz gizemli gezi noktalarının hepsi Avrupa yakasında Sarayburnu’nda yer alıyor. Siz, Sabiha Gökçen Havalimanından araç kiralayarak ya da Atatürk Havalimanından oto kiralama ile bu bölgelere ulaşabilirsiniz. Elbette Taksim araç kiralama seçenekleri de düşünülebilir. Bu arada İstanbul, büyük bir metropol ve hemen her semtte rent a car ofisi bulabilirsiniz. Şehir içinde keyifle kullanabileceğiniz bir araçla İstabul’u keşfe çıkmak üzere yolcu360.com ile fiyat karşılaştırması da yapabilirsiniz. Otomatik dizel araç kiralama seçenekleri İstanbul’u gezmek için en ideal çözümü sunacaktır.

İlgili Yazılar

Türkiye’nin En Büyük 5 Avm’si

Yolcu 360

Karadeniz’in ruhu burada canlanıyor: Cimil Şenlikleri / Rize

Yolcu 360

Ege’de kesinlikle görmeniz gereken antik kentler

Yolcu 360

Yorum Bırak