Yolcu360
Mutlaka gidin

Çatalhöyük: Anadolu’nun köklerine bir yolculuk / Konya

Çatalhöyük denince akla hiç şüphesiz ilk önce o meşhur duvar resimleri ve taş devri geliyor. Peki dünyanın adeta gözbebeği olan bu muhteşem tarihi mirasın önemini ülke olarak biliyor muyuz? Instagram’ın fenomen seyyahı Gezgininayakizleri hesabının yazarı Cüneyt Durhan bu muhteşem kültür turu rotasını sizler için gezdi gördü ve yazdı.

Çatalhöyük Neolitik Kenti, binlerce yıl öncesindeki tarihe tanıklık edeceğiniz muhteşem bir yer. Tarihi derecesi yüksek Çatalhöyük için hiçbir tanıtım göremedim. Sadece ilçenin girişinde ve çıkışında birer tabela mevcut o kadar. Bu şehrin antik kent için önem verilmediğini gösteriyor üzücü bir durum doğrusu. Üstelik dünya yerleşiminin en eski yapıldığı yerlerden biri olan Çatalhöyük Unesco Dünya Mirası listesinde. Bu ülkemiz için büyük bir gurur kaynağı. Konya terminalinde sorduğum çoğu insandan Çatalhöyük’e nasıl gidilir? Sorusuna cevap alamamak ayrı bir şaşırtan durum oldu bizim için.

Çatalhöyük ‘e nasıl gidilir?

Çatalhöyük’e araç kiralamadan gitmek tam bir çile. Önce eski garaja oradan Çumra’ya, Çumra’dan da başka bir vasıta bulabilirseniz 11 KM’lik yolu geçmeniz gerekiyor. Bu sebeple Konya araç kiralama ya da Konya Havalimanı araç kiralama en mantıklı seçenekler. Çumra yolundan kolayca Çatalhöyük Neolitik Kent’e ulaşabilirsiniz.

Çatalhöyük Neolitik Kent

Neolitik kent 1950’li yılların sonlarına doğru keşfedilmeye başlanmış. Doğu ve batı olmak üzere iki höyükten oluşmaktadır. Doğu höyüğü M.Ö. 7400 ve 6200 yılları arasında 18 Neolitik yerleşim katmanını, batı höyüğü ise M.Ö. 6200 ve 5200 yılları arasında tarihlenen Kalkolitik döneme ait kültürel özellikleri göstermektedir. Çatalhöyük Neolitik Kent’e giriş ücretsiz. İlk öncelikle dolaşmanız gereken girişin solundaki örnek kerpiç evde eski çağdaki yaşamın örneklerini görebilirsiniz. Evlerde temel yaşam alanı olan, yemek, uyku hazırlıklarının yapıldığı ana ile depolama faaliyetlerinin sürdürüldüğü yan odalar mevcut.

Evlerin içine ise zamanın figürlerini duvarlara çizmeleri ise şaşırtıcıydı. Örnek evin hemen yanındaysa müze odaları bulunmaktadır. Burada binlerce yıl öncesinde kullanılmış ve kazılarda çıkarılmış heykeller, çanaklar, çömlekler, tuzluklar, kil mühürler ve boğa başları sergilenmektedir.

Buradan kısa bir yürüyüşle doğu höyük ve batı höyük kazı alanlarını inceleyince etkilenmemek mümkün değil. Evlerin bitişik yapıldığı için sokakların bulunmaması ilgi çekiciydi. Yerleşiminde ise en az 8.000 insanın yaşadığını öğrenince hayretler içine düşmemek elde değil. Böyle bir büyük değeri Şanlıurfa’da Göbeklitepe’de görmüştüm.

Dünyanın en eski yerleşimlerinden olan bu yerlerin sakinleri dünyanın ilk tarımcı topluluklarından olma özelliğini de taşımaktalar. Bu höyüklerde yaşam tahmini 1.400 yıl boyunca sürmüş. Evler üst üste inşa ederek katmanlar haline getirmişler ve evlere giriş çatılardan giriş sağlanmış.

Tahmini 9000 yıl öncesinde Neolitik çağda ilk yerleşimin gerçekleştiği tarihin izlerini görmek benim için büyük mutluluktu. Bu tarihi uzun uzun anlatmak çok zor yaşamak gerektiğini düşünüyorum.  Unesco Mirasında bulunan bu tarihi değeri en kısa zamanda görmenizi temenni ederim.

Zira eski medeniyeti anlatabilmek pek mümkün değil, yaşamak en güzeli. Dönüşte ise bir arkeologa rastlamam büyük şanstı yoksa koca günüm heba olacaktı. Buraya gelirken yol durumunu göz önüne almanızı öneririm.

Tarihi Keşfetmeniz dileğiyle..

 

İlgili Yazılar

Türkiye Unesco dünya miras listesi / Nereler var ve nasıl gidilir?

Yolcu 360

Yeşilyurt Köyü: Bir kış masalı kadar güzel / Balıkesir

Yolcu 360

Türkiye’de Kar Tatili İçin 3 Mükemmel Adres

Yolcu360

Yorum Bırak