Yolcu360
Mutlaka gidin

Aya İrini gezi rehberi : Konserlerin gözde mekanı / Topkapı Sarayı / İstanbul

Aya İrini tarihi ve ihtişamıyla İstanbul’un en kıymetli hazineleri arasında yer alıyor. Son yıllarda efsaneleşen konserlere ev sahipliği yapan bu eşsiz yapıyı sizin için gezgin çiftimiz Merve ve Furkan gezdi gördü yazdı…

Aya İrini Kilisesi gezi rehberi : Topkapı Sarayı

İstanbul’un simge yapılarından biridir Topkapı Sarayı. Dünya tarihinin gördüğü en büyük imparatorluklarından biri olan Osmanlı’nın yönetim merkezi olarak kullanılan bu saray dış güzelliği kadar içerisinde bulunan eşsiz yapıları ve tarihi eserleriyle de Eski İstanbul’un en önemli gezilecek noktalarından biri. Bu yazımıza konu olan Aya İrini Kilisesi de Topkapı Sarayı’nın dış avlusunda bulunan en dikkat çekici yapılardan.

Tarihe adını İstanbul’un ilk kilisesi olarak yazdıran, şehrin Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmesinden sonra camiye dönüştürülmeyen tek kilisesi olarak kalan ve yine Osmanlı Devleti döneminde kurulan ilk müze olarak kayıtlara geçen Aya İrini Kilisesi’nin tarihini, ilginç özelliklerini ve etkileyici atmosferini bir nebze olsun aktarmaya çalışacağız. Lafı fazla dolandırmadan başlayalım.

Aya İrini Kilisesi nerede, nasıl gidilir?

Aya İrini Kilisesi, Eski İstanbul’un kalbinin attığı yerde yani Tarihi Yarımada’da Topkapı Sarayı’nın içerisinde bulunuyor. Tarihi Yarımada İstanbul’da turizmin merkezi olduğundan buraya ulaşım bol alternatifli ve oldukça kolay. Fakat bizim tavsiyemizi sorarsanız bırakın arabanızı Eminönü’nde bir otoparka, Aya İrini Kilisesi’ne o tarihi sokakları adımlaya adımlaya gidin. Yolcu360‘tan kiralayacağınız araçla, bulunduğunuz semtten ya da havalimanından ulaşabilirsiniz. İstanbul araç kiralama fiyatlarına bir göz atmadan yola çıkmayın. Topkapı Sarayı’na Yenikapı-Aksaray civarından da girebilirsiniz ya da Beşiktaş-Karaköy üzerinden gelerek de ulaşabilirsiniz. Şimdi hazırsanız turumuz başlıyor…

Aya İrini Kilisesi’nin tarihi

Aya İrini Kilisesi’nin yapılışı 4. yüzyılın başlarına tarihleniyor. O dönemde Doğu Roma İmparatorluğu’nun kurucusu olan I. Kostantin, Pagan inancının yaygın olduğu Roma’da Hristiyanlığı benimsemiş bir imparator olarak ön plana çıkar. Aynı zamanda bu inancı imparatorluğun geneline yayma gayesiyle hareket etmeye başlar.

Kendisinin İstanbul’u başkent ilan ettiği dönemlerde şehre gelen ve Hristiyanlık inancını benimsemesi yüzünden türlü işkencelere maruz kalmasına rağmen hayatta kalmayı başaran Penelope isimli bir kadını Azize ilan eden I. Kostantin, O’na Azize İrene ismini verir. Şehre yaptırdığı ilk kiliseyi de Penelope’ye adayan imparator, bugün gözlerimizin pasını silen bu eşsiz tarihi esere “Kutsal Barış Kilisesi” anlamına gelen Aya İrini Kilisesi ismini verir.

Aya İrini Kilisesi, tarihe tanıklık ettiği uzun yıllar boyunca türlü badireler atlatır. Bu yüzden, ne yazık ki 4. yüzyılın başlarındaki orjinal haliyle günümüze kadar gelememiştir. Yapı ilk olarak 6. yüzyılın ortalarında zarar görür. Hatta tamamen yıkılır desek yanlış olmaz. Bunun sebebi ise Bizans İmparatoru I. Jüstinyen zamanında patlak veren Nika ayaklanmasıdır. İmparatorluk sınırları içerisinde Pagan inancını yasaklayan imparatora karşı ayaklanan halk, Aya İrini Kilisesi’ni yakar. Ancak ayaklanmayı bastıran Jüstinyen, yangında büyük zarar gören kiliseyi yeniden inşa ettirir.

Aya İrini

564 yılına gelindiğinde küçük bir yangına daha maruz kalan Aya İrini Kilisesi ikinci büyük yıkımı ise 8. yüzyılın ortalarında meydana gelen deprem ile yaşar. Yine çok büyük hasar gören kilisenin üçüncü kez ayağa kaldırılması emrini V. Kostantin verir ve bu hali Aya İrini Kilisesi’nin günümüze kadar ulaşan son görünümü olur.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Aya İrini Kilisesi

Aya İrini Kilisesi’nin Osmanlı tarihinde ayrı bir önemi vardır. Bu durumu kanıtlayan en önemli şey ise Aya İrini’nin 1453 yılında İstanbul’un fethinden sonra camiye dönüştürülmeyen tek kilise olmasıdır. Bazı kaynaklarda, Fatih Sultan Mehmet’in kiliseye dokunulmaması emrini bizzat verdiği ve bunu hikayesini bildiği Azize İrene’ye olan saygısından dolayı yaptığı anlatılır.

Elbette Topkapı Sarayı’nın avlusu içerisinde olan bir kilisenin ibadethane olarak kullanılmasına izin verilmez. Yapı 19. yüzyılın ortalarına kadar cebehane adı verilen, silah ve ganimetlerin toplandığı bir depo olarak kullanılır. 1845 yılına gelindiğinde Padişah Abdülmecit, Yalova gezisi sırasında gördüğü Doğu Roma yazıtlarının İstanbul’a götürülmesini ister. Yalova’dan taşınan tarihi eserler Aya İrini Kilisesi’nde toplanır ve 1946 yılında Osmanlı Devleti’nin ilk müzesi hizmete açılmış olur.

Aya İrini Kilisesi’nin günümüzdeki yeri ve önemi

Aya İrini Kilisesi’nin zengin tarihi geçmişinin yanında getirdiği pek çok özelliği var. Bunlardan belki de en önemlisi günümüzde Hristiyanlar için inanç turizminin merkez noktalarından biri olması. Ayrıca yukarıda da belirttiğimiz gibi İstanbul’un fethedilmesinden sonra camiye çevrilmeyen tek kilise olması nedeniyle bu topraklardaki hoşgörünün de en önemli örneklerinden biridir. Topkapı Sarayı’nda olmasına rağmen girişi için ayrıca ücret ödenmesi gerektiğinden yerli turistler tarafından pek tercih edilmese de bizce İstanbul’da paraya kıyılıp mutlaka görülmesi gereken tarihi eserlerden burası.

Ayrıca yapının muhteşem akustiği nedeniyle kilisenin içerisinde çeşitli konserler verildiğini de eklemeden geçmeyelim. Eğer İstanbul gezinizi Aya İrini Kilisesi’nde konserin olduğu bir tarihe denk getirirseniz bu eşsiz müzikal şöleni kaçırmamanızı da tavsiye ederiz.

İlgili Yazılar

Dikyamaç Köyü : Müzelik olmuş bir yaşam tarzı / Kamparna / Artvin

Yolcu 360

Sapanca’da Yapılacak 10 Harika Şeyi Bulduk!

Yolcu 360

Mayıs ayında denize girmek için en uygun yerler

Yolcu 360

Yorum Bırak