Abant gezilecek yerler, doğayla baş başa kalmak isteyenler için Bolu’nun en huzurlu ve en yeşil rotalarından birini oluşturur. Göl manzaraları, sık orman dokusu, yürüyüş parkurları ve dört mevsim değişen atmosferiyle Abant; şehirden uzaklaşıp kısa sürede nefes almak isteyenlerin favori kaçamak noktaları arasında yer alır. Özellikle hafta sonu ve günübirlik planlarda, doğanın ritmine uyum sağlamak isteyenler için ideal bir başlangıç sunar.
Bolu merkeze yakın konumuyla öne çıkan Abant Gölü Tabiat Parkı, yalnızca göl çevresiyle sınırlı kalmayan zengin bir keşif alanına sahiptir. Seyir noktaları, orman içi patikalar, fotoğraf durakları ve çevredeki doğal alanlar sayesinde Abant, her yaş grubuna hitap eden dengeli bir rota sunar. Bu rehberde, Abant’ta gezilecek yerleri kısa yürüyüşlerle keşfedebileceğiniz net bir planla ele alacağız.
Abant Nerede, Nasıl Gidilir?
| Ortalama fiyatlar | Seyahat önerisi |
|---|---|
| Bolu’da günlük kiralık araçlar 3700 TL’den* başlıyor. | Bolu araç kiralama fiyatlarını Yolcu360 ile karşılaştırabilirsiniz. |
Fiyatlar genel bilgilendirme amaçlıdır, net ücretleri rezervasyon aşamasında görüntüleyebilirsiniz.
Abant Gölü Milli Parkı, Bolu şehir merkezinin yaklaşık 34 km güneybatısında, Mudurnu yolu üzerinde yer alır. İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropolün tam ortasında bulunması, burayı hafta sonu kaçamakları için Türkiye’nin en popüler doğa duraklarından biri haline getirir. TEM otoyolundan kolayca ulaşılabilmesi sayesinde, şehirden kopup doğanın kollarına atılmak sadece birkaç saat sürer.
Yol Tarifi
- Bolu Merkez – Abant: Yaklaşık 35 km
- İstanbul – Abant: Yaklaşık 280 km (Ortalama 3 saat)
- Ankara – Abant: Yaklaşık 225 km (Ortalama 2.5 saat)
Özel Araçla Ulaşım: İstanbul veya Ankara yönünden gelenler için en pratik rota TEM (E-80) Otoyolu’dur. Otoyol üzerindeki Abant Sapağı’ndan (Boludağı geçişi mevkii) ayrıldıktan sonra, tabelaları takip ederek yaklaşık 22 km’lik keyifli, çam ormanlarıyla çevrili bir yoldan yukarı tırmanmanız yeterli. Yol tamamen asfalttır; ancak kış aylarında yoğun kar yağışı nedeniyle zincir ve kış lastiği bulundurmanız hayati önem taşır.
Toplu Taşıma ile Ulaşım: Doğrudan İstanbul veya Ankara’dan Abant’a giden bir otobüs hattı bulunmamaktadır. Öncelikle Bolu Şehirlerarası Otobüs Terminali’ne ulaşmanız gerekir. Terminalden veya şehir merkezinden kalkan özel minibüsler ile gün içinde belirli saatlerde göl kıyısına kadar ulaşım sağlayabilirsiniz.
- Küçük Bir İpucu: Hafta sonu ve bayram tatillerinde Abant girişi oldukça kalabalık olabilir. Eğer imkanınız varsa, sabahın erken saatlerinde yola çıkarak hem girişteki araç kuyruğundan kurtulabilir hem de gölün en durgun ve sisli o efsanevi halini yakalayabilirsiniz.
- Bolu hakkında daha detaylı bilgi için şehir rehberimize göz atın.
Abant ve Çevresinde Gezilecek En İyi 13 Yer
| Lokasyon | Google puanı | Konum | Öne çıkan özelliği |
|---|---|---|---|
| Abant Gölü Milli Parkı | 4.7 ⭐ | [haritada göster] | Çam ve köknar ormanları arasında, her mevsim farklı bir renk sunan heyelan set gölü. |
| Gölcük Tabiat Parkı | 4.8 ⭐ | [haritada göster] | Meşhur konuk evi ve göle yansıyan çam ağaçlarıyla Türkiye’nin en ikonik manzara noktası. |
| Yedigöller Milli Parkı | 4.5 ⭐ | [haritada göster] | Heyelan sonucu oluşmuş 7 göl; sonbahar renkleri ve kampçılık için Türkiye’nin zirvesi. |
| Sinekli Yaylası | 4.6 ⭐ | [haritada göster] | Bolu ve Düzce sınırında, kamp ve off-road tutkunlarının favori geniş düzlüğü. |
| Akkaya Travertenleri | 4.1 ⭐ | [haritada göster] | “Bolu’nun Pamukkale’si” olarak bilinen, şifalı maden suları ve beyaz oluşumlar. |
| Seben Kaya Evleri | 4.4 ⭐ | [haritada göster] | Friglerden kalma, dağların içine oyulmuş çok katlı antik yerleşim birimleri. |
| Sülüklü Göl | 4.3 ⭐ | [haritada göster] | Mudurnu yakınlarında, suyun içindeki ağaç gövdeleriyle mistik bir atmosfer sunan doğa harikası. |
| Tarihi Mudurnu Sokakları | 4.3 ⭐ | [haritada göster] | “Cittaslow” (Sakin Şehir) ünvanlı, tarihi Osmanlı konakları ve zanaat kültürüyle ünlü ilçe. |
| Göynük Zafer Kulesi | 4.6 ⭐ | [haritada göster] | İstiklal Savaşı anısına yapılan, Göynük’ün tarihi dokusunu tepeden izleyen simge yapı. |
| Bolu Müzesi | 4.3 ⭐ | [haritada göster] | Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bölgedeki arkeolojik buluntuların sergilendiği merkez. |
| Güzeldere Şelalesi | 4.7 ⭐ | [haritada göster] | Abant’a oldukça yakın, Türkiye’nin en yüksekten dökülen estetik şelalelerinden biri. |
| Topuk Yaylası | 4.6 ⭐ | [haritada göster] | Gölet kenarındaki tesisleri ve geniş çim alanlarıyla modern bir dinlenme ve spor noktası. |
| Aladağ Çevresi | 4.3 ⭐ | [haritada göster] | Geniş mera alanları ve trekking parkurlarıyla Bolu’nun en ferah yayla topluluğu. |
1. Abant Gölü Milli Parkı

Bolu’nun en ikonik rotası olan Abant Gölü Milli Parkı, deniz seviyesinden yaklaşık 1350 metre yükseklikte, heyelan setleşmesiyle oluşmuş bir doğa mucizesidir. Yalnızca bir göl değil, etrafını saran sarıçam, köknar ve kayın ormanlarıyla devasa bir ekosistemin merkezidir. Dört mevsimin her birini kendi renk paletiyle yaşatan Abant, özellikle sabahın ilk ışıklarında suyun üzerine çöken sis bulutuyla ziyaretçilerine adeta bir masal diyarındaymış hissi verir. Abant gezilecek yerler listesinin tartışmasız lideri olan bu nokta, Bolu’nun en ulaşılabilir ama her seferinde yeni bir şeyler sunan durağıdır.
Önerimiz: Çoğu ziyaretçi sadece göl etrafındaki 7 kilometrelik asfalt yolda yürür veya faytona biner. Ancak gerçek Abant ruhunu hissetmek için gölün güney kısmındaki patikalardan yukarıya, yaylalara doğru kısa bir yürüyüş yapın. Yukarı çıktığınızda gölü kuş bakışı gören, turist kalabalığından uzak ve sessiz seyir noktaları keşfedeceksiniz.
2. Gölcük Tabiat Parkı

Bolu şehir merkezine sadece 13 km uzaklıkta bulunan Gölcük Tabiat Parkı, her ne kadar Abant ile kıyaslansa da aslında çok daha kompakt, “butik” ve estetik bir mücevher gibidir. Burayı özel kılan, gölün hemen kıyısında yer alan ve fotoğraflarıyla tüm dünyaya yayılan o meşhur Orman Genel Müdürlüğü Misafirhanesi’dir. Çam, köknar ve kayın ağaçlarının gölün dingin sularına vuran yansıması, özellikle rüzgarsız günlerde kusursuz bir ayna efekti yaratarak profesyonel fotoğrafçıların en büyük tutkusuna dönüşür. Abant gezilecek yerler listenize mutlaka ekleyin.
Önerimiz: Gölcük’te çoğu kişi göl etrafındaki 1.3 kilometrelik ana yürüyüş yolunu tamamlayıp döner. Ancak gerçek bir doğa keşfi istiyorsanız, gölün arka tarafında ormanın içine doğru uzanan üst patikaları kullanın. Bu rotalar sizi kalabalıktan tamamen koparır ve ormanın içindeki sessizliği dinlemenize olanak sağlar.
3. Yedigöller Milli Parkı

Bolu’nun kuzeyinde, derin vadilerin içine gizlenmiş olan Yedigöller Milli Parkı, Türkiye’de “doğa fotoğrafçılığı” ve “sonbahar” kelimelerinin karşılığıdır. Heyelanların oluşturduğu Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl’den oluşan bu havza, ağaçların gökyüzünü kapladığı devasa bir doğal şemsiyenin altındadır. Kayın, gürgen ve meşe ağaçlarının birbirine karıştığı bu ekosistem, sadece bir milli park değil, aynı zamanda bilimsel araştırmalar için kullanılan bir “tabiat anıtı”dır. Abant gezilecek yerler listesinde önemli bir durak.
Önerimiz: Yedigöller’e gelenlerin çoğu göl kenarlarında vakit geçirip geri döner. Ancak buranın gerçek ruhu, gölleri birbirine bağlayan merdivenli patikalar ve ahşap köprülerde gizlidir. Özellikle Nazlıgöl’ün hemen yakınında bulunan ve “Dilek Çeşmesi” olarak bilinen yedi pınarlı noktayı ziyaret etmeyi unutmayın.
Bolu gezilecek yerler konulu yazımız da ilginizi çekebilir.
4. Sinek Yaylası

Bolu ve Düzce sınırının kesiştiği noktada, yaklaşık 1450 metre rakımda yer alan Sinekli Yaylası, Abant’ın popüler kalabalığından kaçmak isteyenlerin sığındığı “en bakir” rotadır. Yaklaşık 100 dönümlük geniş bir düzlüğe yayılan bu yayla, geleneksel yayla mimarisini koruyan ahşap evleri ve her yıl düzenlenen şenlikleriyle bölgenin yaşayan kültürünü yansıtır. Sinekli, sadece bir manzara noktası değil, aynı zamanda Abant Gölü ile Samandere Şelalesi’ni birbirine bağlayan stratejik bir geçiş noktasıdır. Abant gezilecek yerler listenize eklemeyi unutmayın.
Önerimiz: Sinekli Yaylası hakkında pek bilinmeyen en değerli bilgi, buranın yıldız gözlemi ve gece fotoğrafçılığı için bölgedeki en iyi noktalardan biri olmasıdır. Şehir ışıklarından tamamen izole konumu ve yüksek rakımı sayesinde, bulutsuz gecelerde Samanyolu galaksisini çıplak gözle en net görebileceğiniz nadir yerlerdendir.
5. Akkaya Travertenleri

Bolu-Mudurnu yolu üzerinde, şehirden sadece 10 km uzaklıkta yer alan Akkaya Travertenleri, Batı Karadeniz’in ortasında karşınıza çıkan bir “beyaz cennet” sürprizidir. “Bolu’nun Pamukkale’si” olarak anılan bu bölge, kalsiyum karbonat açısından zengin maden sularının binlerce yıl boyunca çökelmesiyle oluşmuştur. Yeşilin her tonuna sahip Bolu coğrafyasında, bembeyaz kalker terasları ve turkuaz havuzları görmek, ziyaretçiler için oldukça şaşırtıcı ve egzotik bir deneyim sunar. Abant gezilecek yerler arasında önemli bir durak.
Önerimiz: Çoğu ziyaretçi Akkaya’yı sadece uzaktan fotoğraflayıp geçer, ancak buranın en büyük özelliği suyunun yaz-kış 20°C civarında olmasıdır. Buradaki traverten havuzları Pamukkale’nin aksine çok daha sakin olduğu için, yanınıza şortunuzu/mayonuzu alarak bu şifalı maden sularına girebilirsiniz. Suyun içindeki minerallerin cilt hastalıklarına ve romatizmaya iyi geldiği bilinir.
6. Seben Kaya Evleri

olu’nun güneyinde, Seben ilçesi sınırlarında yer alan Seben Kaya Evleri, Orta Anadolu’nun Kapadokya’sını andıran ama Karadeniz’in sarp coğrafyasıyla birleşen gizemli bir yerleşim alanıdır. Friglerden bu yana yerleşim yeri olarak kullanıldığı tahmin edilen bu devasa kaya kütleleri; birbirine geçişli odaları, aydınlatma pencereleri ve saklama depolarıyla binlerce yıl öncesinin “apartman” kültürünü yansıtır. Solaklar ve Alpağut köyleri çevresinde yoğunlaşan bu yapılar, bölgenin tarihsel derinliğini kanıtlayan en somut duraklardır.
Önerimiz: Seben Kaya Evleri’ni ziyaret edenlerin çoğu sadece dışarıdan bakıp geçer ancak Solaklar Kaya Evleri bölgesinde, kayaların içine oyulmuş ve günümüzde restore edilerek restoran ve butik işletmeye dönüştürülmüş alanlar bulunur. Binlerce yıllık bir mağaranın serinliğinde yerel bir öğle yemeği yemek, bu seyahatin en unutulmaz anı olacaktır.
7. Sülüklü Göl

Bolu’nun Mudurnu ilçesi ile Sakarya’nın Akyazı sınırı arasında, yaklaşık 1070 metre rakımda yer alan Sülüklü Göl, Türkiye’nin en özgün ekosistemlerinden birine sahiptir. Yaklaşık 300 yıl önce gerçekleşen devasa bir heyelan sonucu oluşmuştur. Burayı diğer göllerden ayıran en çarpıcı özellik, göl sularının altında kalmış olan asırlık çam ağaçlarının gövdelerinin hâlâ dimdik ayakta duruyor olmasıdır. Suyun içindeki bu “hayalet ağaçlar”, göle mistik ve biraz da melankolik bir hava katar.
Önerimiz: Sülüklü Göl’ün en büyük sırrı, gölün su seviyesinin mevsimsel değişimleridir. Eğer suyun içindeki o meşhur ağaç gövdelerini en net haliyle görmek istiyorsanız, ziyaretinizi yaz sonu veya sonbahar başında su seviyesinin biraz düştüğü dönemde yapmalısınız. Bahar aylarında yükselen su, bu ağaçların çoğunu gizleyebiliyor.
8. Tarihi Mudurnu Sokakları

“Cittaslow” (Sakin Şehir) unvanına sahip olan Mudurnu, adımınızı attığınız andan itibaren sizi modern dünyadan koparıp bir Osmanlı kasabasına ışınlayan nadir yerlerden biridir. İpek Yolu ve Baharat Yolu’nun kesişim noktasında yer alan bu tarihi ilçe, dik çatılı konakları, arnavut kaldırımlı dar sokakları ve zamana direnen esnaf kültürüyle bir açık hava müzesi gibidir. Mudurnu’yu sadece “eski evlerin olduğu bir yer” olarak görmek hata olur; burası aslında Ahilik kültürünün kalbinin hâlâ attığı yaşayan bir kentsel sittir.
Cittaslow nedir ve cittaslow yerleri merak ediyorsanız bu yazımıza göz atın.
Önerimiz: Mudurnu sokaklarında gezmek için en doğru zaman Cuma günü öğle vaktidir. Tam 700 yıldır aralıksız devam eden bir gelenek olan **”Esnaf Duası”**na tanıklık edebilirsiniz. Cuma selası okunduktan sonra esnaf dükkanının önüne çıkar, ayakta dua eder; eğer o an yoldan geçen bir yabancıysanız esnaf sizi de arasına davet eder. Bu, Türkiye’de görebileceğiniz en köklü ve bozulmamış kültürel ritüellerden biridir.
9. Göynük Zafer Kulesi

Göynük ilçesinin en yüksek noktasına, bir kartal yuvası gibi tüneyen Zafer Kulesi, sadece bir seyir noktası değil, Milli Mücadele’nin ruhunu temsil eden bir anıttır. 1923 yılında, Cumhuriyet’in ilanının hemen ardından dönemin kaymakamı Hurşit Bey tarafından yaptırılan bu ahşap kule, Göynük’ün tarihi konaklarının üzerinde bir koruyucu gibi yükselir. Altıgen bir temel üzerine oturan, üç katlı ve geleneksel Osmanlı mimarisinden izler taşıyan bu yapı, ilçenin her yerinden görülebilen en karakteristik simgesidir.
Önerimiz: Zafer Kulesi’ne çıkmak için kullanılan patika yol biraz diktir; ancak kulenin balkonuna ulaştığınızda karşınıza çıkan manzara tüm yorgunluğunuzu unutturacaktır. Burası, Göynük’ün o meşhur vadi içine kurulmuş kırmızı çatılı evlerini en iyi kadrajlayan noktadır. Fotoğraf çekmek için en ideal zaman, güneşin batışına yakın “altın saat” denilen vakittir; batan güneşin ışıkları tarihi konakların üzerindeki kiremitleri parlatırken ortaya muazzam bir derinlik çıkar.
10. Bolu Müzesi

Bolu şehir merkezinde, Kültür Sitesi kompleksi içerisinde yer alan Bolu Müzesi, bölgenin binlerce yıllık sessiz tarihini dile getiren çok kıymetli bir hafıza merkezidir. 1975 yılından bu yana hizmet veren müze; Neolitik Dönem’den başlayarak Tunç, Hitit, Frig, Urartu, Lidya, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan geniş bir zaman tüneli sunar. Bolu’nun sadece doğadan ibaret olmadığını, aynı zamanda Anadolu’nun en eski yerleşim ve geçiş noktalarından biri olduğunu anlamak için burası kilit bir duraktır.
Önerimiz: Bolu Müzesi’ni ziyaret ettiğinizde mutlaka görmeniz gereken en nadide parça, Roma Dönemi’ne ait olan “Antinous” heykel başıdır. İmparator Hadrian’ın favorisi olan ve adına şehirler kurulan Antinous’un bu büstü, dünyadaki en iyi korunmuş örneklerden biri olarak kabul edilir. Sanat tarihçileri, bu parçanın işçiliğindeki zarafeti ve detayları incelemek için dünyanın dört bir yanından Bolu’ya gelmektedir.
11. Güzeldere Şelalesi

Düzce’nin Gölyaka ilçesinde yer alan Güzeldere Şelalesi, sadece bölgenin değil, Türkiye’nin en yüksekten dökülen ve en görkemli şelalelerinden biridir. 120 metrelik bir yükseklikten kademeler halinde süzülen su, devasa kayın ve gürgen ağaçlarının arasından geçerek muazzam bir uğultuyla vadiye dökülür. Burası sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda etrafını saran bitki örtüsünün çeşitliliğiyle bir “Tabiat Parkı” statüsündedir.
Önerimiz: Güzeldere’ye gidenlerin çoğu sadece en üstteki seyir terasından bakıp döner; ancak asıl deneyim şelalenin dibine inen yüzlerce basamaklı o meşhur ahşap merdivenleri tamamlamaktır. Bu merdivenleri inerken her katmanda değişen ekosistemi ve havadaki nem dengesini hissedebilirsiniz. Dibine ulaştığınızda, şelalenin yarattığı doğal esinti ve yüzünüze çarpan su damlacıkları, en sıcak yaz gününde bile sizi üşütecek kadar güçlü bir serinlik sağlar.
12. Topuk Yaylası

Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde, yaklaşık 1300 metre rakımda yer alan Topuk Yaylası, Batı Karadeniz’in vahşi doğası ile modern dinlenme konseptinin kusursuz birleşimidir. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tesisleriyle tanınsa da burası aslında halka açık devasa bir rekreasyon alanıdır. Yaylanın merkezinde yer alan yapay gölet, etrafındaki sarıçam ve köknar ormanlarıyla birleşince ortaya adeta bir “İsviçre Alpleri” manzarası çıkar. Hem günübirlik piknikçiler hem de profesyonel spor takımları için bölgenin en prestijli noktalarından biridir.
Önerimiz: Topuk Yaylası’na giden ziyaretçilerin çoğu tesisin çevresinde vakit geçirip döner. Ancak buranın pek bilinmeyen en keyifli özelliği, gölet etrafında kesintisiz devam eden 2.5 kilometrelik yürüyüş parkurudur. Bu parkur tamamen düz bir zemine sahip olduğu için her yaş grubu için uygundur. Göletin etrafını tam tur dönerken ormanın içine giren küçük patikaları takip ederseniz, mevsimine göre dağ çileği ve böğürtlen toplayabileceğiniz gizli noktalar keşfedebilirsiniz.
13. Aladağ Göleti ve Çevresi

Bolu şehir merkezinden yaklaşık 25-30 km uzaklıkta, Kartalkaya yolu üzerinde yer alan Aladağ Göleti, Batı Karadeniz’in en geniş ve en heybetli yayla ekosistemlerinden birinin kalbidir. Genellikle Kartalkaya’ya kayak yapmaya gidenlerin içinden geçtiği ama asıl güzelliğini yayla sezonunda sunan bu bölge; Aladağlar ve Sarıalan Yaylası’nı da kapsayan devasa bir yeşil havzadır. Göletin etrafını saran sık çam ormanları ve geniş meralar, burayı sadece bir gezi noktası değil, Bolu’nun en profesyonel izcilik ve kampçılık merkezi haline getirmiştir.
Önerimiz: Aladağ Göleti çevresinde yapılacak en iyi aktivite, göl kenarında oturmak yerine Sarıalan Yaylası’na kadar uzanan 5-6 kilometrelik orman içi rotayı yürümektir. Bu yol üzerinde karşınıza çıkacak olan ahşap yayla evleri, hâlâ aktif olarak hayvancılık yapan yerel halk tarafından kullanılmaktadır. Eğer şanslıysanız, yayla sakinlerinden tamamen doğal yöntemlerle yapılmış “Aladağ Peyniri” veya taze tereyağı satın alabilirsiniz; bu ürünlerin lezzeti şehirdeki hiçbir markette bulamayacağınız kadar karakteristiktir.
Ekonomik ve keyifli Abant gezisi için Yolcu360 mobil uygulamasını indirin:
