Yolcu360
Fotoğrafçılık

Gökçeada’da en iyi fotoğraflar nerede ve nasıl çekilir?

Gökçeada doğası, denizi ve tadı damaklarda bırakan mutfağıyla gezginlerin Kuzey Ege’deki uğrak yerlerinin başında geliyor. Ancak Gökçeada aynı zamanda fotoğrafçılar için de tam anlamıyla bir cennet. Profesyonel fotoğraf sanatçısı Emre Ahmet Seçmen sizler için, kendi arşivinden fotoğraflarla Gökçeada’da en iyi fotoğrafları çekebileceğiniz noktalardan oluşan bir rehber hazırladı. İşte Gökçeada’da en iyi fotoğrafı çekmek isteyenlere özel o satırlar…

Bir fotoğrafçı olarak, genellikle bir yer hakkında “şurada bunu yiyin”, “şu köyü mutlaka görün” şeklinde yazılan turistik tanıtım amaçlı yazıların aksine ülkemizin fotoğraf karesi anlamında da çok zengin bir hazine barındırdığını düşünerek, amatör veya profesyonel fotoğraf çeken herkesin ilgisini çekebilecek ve gittiği yerlerde en doğru ve estetik karelerin yakalanması için neler yapılabileceğini aktarmayı hedefleyen bir yazı yazarak Yolcu360’ta yayın hayatıma bir başlangıç yapmaktan ve bu şekilde ülkemizin farklı noktaları ile ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Sakinliğin başkenti Gökçeada

Gökçeada, dünyada “citta slow” (sakin şehir) unvanı almış bir yerleşim birimi olarak biliniyor. Kişisel olarak henüz çok fazla turistikleşmeyen, farklı sebeplerden dolayı kapasitesinden fazla insanın uğramadığı veya uğrayamadığı yerler hep dikkatimi çekmiştir. Gökçeada bu kalıba uyan gerek yaz tatili geçirmek gerekse bahar aylarındaki sessizliği yaşamak için biçilmiş kaftan. Yazımın esas temasına dönecek olursak aynı zamanda amatörce fotoğraf çekmek veya profesyonel olmak adına pratik yapmak için de ön plana çıkan birçok detayı barındırıyor.
Bildiğimiz gibi fotoğrafta manzara, portre, sokak, insan, mimari, düğün, belgesel, çocuk, doğa ve daha nicelerini sayabileceğimiz türler mevcut. Perspektif, ritim ve simetriye takmış biri olarak mimari, manzara ve sokak gibi türlerin daha çok ilgimi çektiğini söylemem gerekli ama içinde insan öğesini barındıran ve manzara, sokak ve mimari ile birleştiren fotoğraflar genelde çalışmalarımın ana temasını oluşturuyor.

Peki Gökçeada’da fotoğraf adına neler yapılabilir? Bu sorunun cevabının “çok fazla şey” olduğunu söyleyerek detayları aktarmak isterim. Öncelikle Gökçeada’da bulabileceğiniz 2 temel fotoğraf içeriği mevcut: İlki manzara ve doğa, diğeri ise sokak ve mimari.

Gelibolu Yarımada’sının Saros Körfezi’ne bakan Kabatepe Feribot İskelesi’nden Gökçeada feribotuna binip adada inip, sırasıyla Kuzulimanı, Gökçeada (Merkez), Eski Bademli, Kaleköy, Zeytinliköy, Aydıncık (Kefalos), Laz Koyu, Uğurlu, Şirinköy, Dereköy, Tepeköy şeklinde bir rota çizildiğinde hem adayı tam anlamıyla sonuna kadar turlamış olur hem de manzara, doğa anlamında bir ön keşif yapılabilir.
Manzara ve Doğa anlamında Gökçeada’da şunları mutlaka görüntüleyin demeden önce fotoğrafların en iyi şekilde çıkması için öncelikle şunlara dikkat edebilirsiniz:

 

Fotoğraf çekerken bu noktalara dikkat

*Gördüğünüz alan çok geniş ama kadraja sığmıyorsa panoramik çekimi deneyin

*Ufuk çizgisinin göründüğü fotoğraflarda ister yatay ister dikey mutlaka ufuk çizgisini kadrajın ortasında asla bırakmayın; yukarıda veya aşağıda kalmasını sağlayın.

*Günbatımı veya gündoğumu karelerinde diyaframınızı kısık tutun ve renklerin koyuluklarına müdahale edin,

*Objektiflerinizde 24mm ve daha geniş değerler kullanmaya gayret edin,

*Kadrajınızda doğa ve manzara dışında biri de varsa ve geniş plan alıyorsanız, kişiyi kadrajın içinde çok yok etmeyin ama hiçbir şekilde kesmeyin önemli olanın manzara veya doğa olduğunu unutmayın.
Fotoğraf anlamında yapılacaklara gelirse:

 

*Kaleköy’den karşıdaki Samothraki (Semadirek) adasını görebilecek şekilde ister sahilden ister yukarıdan mutlaka bir günbatımı fotoğrafı çekmeyi deneyin. Eğer hava kapalı değilse mutlaka diyafram kısmayı unutmayın. (Ekstra Not: Türkiye’de birçok noktadan günbatımı çekmiş biri olarak en etkilendiğim 3 yerden biri Gökçeada Kaleköy)

*Hem Kaleköy’de hem de Eski Bademli’de panoramik çekimler deneyin. Bu çekimlerde geniş kadrajlar kullanın ve zoom (optik yakınlaşma) yapmayın. Panoramik fotoğraflarınızı soldan sağa doğru ve mümkünse tripod (üç ayak) kullanarak yapın).

*İlkbaharda giderseniz, mutlaka Kefalos ve Laz koyu arasındaki karayolunda gelincik tarlalarında çekim yapın.

*Çok fazla bilinmeyen nadide köşelerden biri de Tepeköy yoluna girdiğinizde, köye girmeden devam edildiğinde karşınıza çıkan çınaraltı ve piknik alanı. Buradan da müthiş bir günbatımı veya gün içi manzarası alabilmek mümkün.

Sokak ve mimari olarak da Gökçeada Türkiye’nin en büyük Açıkhava müzelerinden biri. Aynı zamanda bu fotoğraf çekimlerinizi belgesel bir havaya da döndürmeniz çok olası. Kısaca bahsetmek gerekirse Gökçeada’da hala yaşayan bir Rum nüfus var ve evler, kiliseler başta olmak üzere sokak ve mimari ağırlıklı olarak bir Yunanistan görünümü taşıyor. Evlerin ve kiliselerin büyük bir kısmı ayakta ve adada ciddi anlamda bir onarım ve tadilat var.
En güzel sokak ve mimari örneklerini bulabileceğiniz sokaklar Zeytinliköy, Eski Bademli, Tepeköy ve Dereköy’de bulunuyor.

Bu sokaklarda çekim yaparken ise perspektif unsuruna dikkat çekmek gerekli. Size estetik gelen bir sokak veya yapı gördüğünüzde onu tam karşınıza alıp çekmektense, yan açılardan çekmeyi önemseyin. Bu sayede fotoğraf içindeki unsur daha boyutlu ve estetik çıkacaktır.

Gökçeada’nın tarihine bakılacak olursa, belgesel fotoğraflarla belgelenebilecek veya üzerine film yapılabilecek hüzünlü bir olay var. Şirinköy olarak bilinen ve şu an yazlık evlerin olduğu köyün hemen yanında ahır olarak kullanılan ve çok büyük terk edilmiş binaların olduğu bir alan var.

Bu alan eskiden açık cezaevi olarak kullanılmış ve şu an büyük oranda terk edilmiş olan en büyük Rum köylerinden olan Dereköy, cezaevinde yaşayan mahkumların işledikleri suçlar sonunda Rumların köyü terk etmesiyle sonuçlanan bir yerleşim birimi olarak karşımıza çıkmakta…

Yeni bir yazıda yeni bir rotayla buluşmak dileğiyle…

*(Fotoğrafların telif hakları Emre Ahmet Seçmen’e aittir)

İlgili Yazılar

İstanbul’da yeni fotoğrafçılık rotası: Öğümce Köyü Cam Ocağı / Beykoz

Yolcu 360

Hatila Vadisi Milli Parkı / Türkiye’nin En Yüksek Cam Terası / Artvin

Yolcu 360

Asırlık bir gelenek: Pavli Panayırı / En iyi fotoğraf nasıl çekilir?

Yolcu 360

Yorum Bırak