Yolcu360
Türkiye Gezi Rehberi

Balat Gezilecek Yerler | Balat Gezi Rehberi | Balat Kafeleri

⏱: 3 dk

Balat‘ın İstanbul’da kalan son nostaljik semtlerden biri olduğuna Balat gezi rehberi yazımızda değinmiştik. Şimdi sizleri bu güzel semtteki en keyifli mekanlardan birine, çok güzel bir kitap eşliğinde davet ediyoruz. Kahvekadinkitap yazarlarından Nil Meltem Nişancı sizler için Cooklife‘ı Yekta Kopan‘ın Sakın Oraya Gitme adlı eseriyle keşfetti… Sizde araç kiralama seçeneklerinden faydalanarak Balat gezilecek yerler için yola çıkmaya ne dersiniz? Balat gezi rehberi / Balat kafeleri için bu yazıya bir göz atın. 🙂

Balat Gezilecek Yerler

Balat, İstanbul’un en eski semtlerinden birisi. Fakat eskiden beri dizilerde, filmlerde mekan olarak kullanılmış olsa da özellikle son zamanlarda popülerliği daha da artmış, gidilesi bir sürü kafeye sahip bir semt halini almış durumda.

Renkli ahşap evlerin, çamaşır iplerinin gerildiği ve çocuk seslerinin birbirine karıştığı nostaljik bir film havasında gösterilen ve bir noktaya kadar böyle olan Balat’ın, fotoğraf çeken insanlardan bıkmış sakinlerini, esnaflarını ve ara sokakta olduğunun farkında olmayan şoförlerini de unutmamak gerekiyor. Hiçbir yer mükemmel değildir mottosuna inanıyorsanız bir problem yok tabii. 🙂 Balat ve çevresini doya doya gezmek için Yolcu360‘tan İstanbul araç kiralama fiyatlarına bakabilir, güzel bir haftasonunu Haliç civarını turlayarak geçirebilirsiniz.

Balat’ta adım başı ilginç döşenmiş kafelere rastlamak mümkün. Zaten sokaklara da kafelerden gelen Yeşilçam müziklerinin hakim olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla Balat, birçok nostaljik kafeye sahip, her sokağı keşfedilesi bir semt. Bense bu nostaljik kafelerin arasından sıyrılmış, daha modern tutumlu bir kafeden bahsedeceğim: Cooklife Balat. Ve bana eşlik eden, Yekta Kopan’ın öykülerinden oluşan “Sakın Oraya Gitme” kitabından.

Cooklife

 Nostaljiyle örülü kafelerden sonra Cooklife güzel bir değişim oluyor Balat’ta. Sessizliğiyle ders çalışmak yahut kitap okumak için tercih edilesi bir mekan. Ya da arkadaşlarınızla kahvaltı etmek, yemek yemek, kahve içmek için de çok güzel bir tercih. Instagram diliyle konuşmamı isterseniz de, fotoğraf çekmek için çok güzel bir mekan olduğunu söyleyebilirim. 😀

 Ben yalnızca  kahve içmiş olsam da menüsünün gayet çeşitli ve yemeklerin görünüşlerinin iştah açıcı olduğunu söylemem gerek. Yani yalnızca Balat’a gitmişken uğranılası bir yer değil, özellikle gitmek isteyeceğiniz bir kafeydi kendisi. Balat’taki birçok kafe gibi küçük olduğunu da söyleyebilirim lakin dışarıda oturmak için birkaç masası da bulunuyor.

 Peki güzel ve sakin bir kafede yalnızsanız, kulağınıza hoş bir müzik ilişirken kahvenizi ya da çayınızı yudumluyorsanız, bu huzurlu sahnede eksik olan parçayı da bulabilirsiniz bence. Evet, aynı şeyi düşünüyoruz: Bu huzurlu ana daha da keyif katacak bir kitap.

Yekta Kopan : Sakın Oraya Gitme

Yekta Kopan, seslendirmenliğini de sunuculuğunu da çok sevdiğim, sade bir dille yazdığı, genelde erkek başrollü öykülerini okumaktan oldukça keyif aldığım bir yazar.

 “Sakın Oraya Gitme” de on iki öyküden oluşan ve daha ismiyle, kapağıyla beni oldukça çeken bir kitaptı. Gerçi ismi daha çok Cem Yılmaz’ın gösterilerinde de anlattığı “Oraya giden bir daha geri dönmedi.” şeklindeki korku filmlerini de hatırlatmamıştı diyemem. 🙂 Fakat buradaki “gitme” daha içsel bir metafor tabii.

 Kitapta toplanan tüm öykülerin ortak noktası, sizi karamsarlığa iten bir havada olması muhtemelen. Olumsuz sonlanan ya da olumsuz sonlanmasını tahayyül ettiğiniz içsel hesaplaşma öyküleri okuyorsunuz aslında. Aile ilişkilerini, arkadaşlık ilişkilerini, genel olarak insan ilişkilerini sert bir şekilde ele alan öyküleri…  Daha öykülerin ilk cümlesiyle ya da öykülerin isimleriyle bile bu ortak noktaya çıkabiliyorsunuz.

Yekta Kopan “Sakın oraya gitme!” denen her ana, her duruma karşılık inatla oraya gideceğini anlatıyor öykülerinde. Belki de biraz daha inanmamız, biraz daha güvenmemiz gerektiğinden bahsediyor. Yalnızca realist bir gitmeden de değil, zihinsel olarak da inatlaşan karakterleri kaleme alarak, benim biri dışında hepsini çok beğenerek okuduğum bir eser koymuş ortaya.

O zaman yapma denilenleri yapmaya, gitme denilen yerlere gitmeye başlayarak Yekta Kopan’a kulak verebiliriz: “Seni senden başka kim özgürleştirebilir ki?” Bir sonraki kitap yolculuğunda buluşmak üzere…

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı araç kiralama seçenekleri için tıklayınız

 

İlgili Yazılar

İstanbul’daki En İyi Vegan Restoranlar: Leziz ve Sağlıklı!

Felat Delibalta

Hevsel Bahçeleri Hakkında Her Şey

Felat Delibalta

Kız Kulesi Nerede, Nasıl Gidilir: Kız Kulesi’nin Tarihi ve Hikayeleri

Yolcu 360

Yorum Bırak