Yolcu360 Blog
atasozu-ve-deyimlerin-cikis-hikayeleri
Yolcu360 Blog > Bilgi > İlginç bilgiler > Atasözü ve Deyimlerin Çıkış Hikayeleri

Atasözü ve Deyimlerin Çıkış Hikayeleri

Atasözü ve deyim farkını biliyor musunuz? Hangisi daha öğretici? Peki atasözü ve deyimlerin çıkış hikayeleri var desek. Dilin inceliklerini öğrenmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.

Atasözü ve Deyimlerin Çıkış Hikayeleri

Günlük hayatta dilimize yerleşmiş pek çok atasözü ve deyim kullanıyoruz. Atasözleri her ne kadar söyleyeni belli olmayan, anonim deyişler olsa da hepsi birer geçmişe sahip. Bu deyişler halkın ortak kültürü, benimsenen yaşam tarzı, gelenekleri sonucu ortaya çıkan mecaz anlatımlardır. Gelin çok sık duyduğumuz birkaç atasözünün ve deyimin hikayelerini birlikte inceleyelim. 

atasozu-ve-deyimlerin-cikis-hikayeleri-1

İstanbul’un en güzel kitap kafeleri yazımız için tıklayın.

  • Pabucu Dama Atılmak

Bir kimsenin herhangi bir konuda diğer kişiden daha üstün olması ve verilen sorumluluğun altından kalkamayan o kişinin artık değer görmemesi üzerine kullanılan bir atasözüdür. 

Pabucu dama atılmak atasözü hikayesi Osmanlı zamanına dayanıyor. Ahi teşkilatını duymuşsunuzdur. Esnafların ve zanaatkarların uyması gereken kuralları belirleyen, temel prensibi dürüstlük olan bir kuruluştur. Ayakkabı üreticiliği ve tamiri de Ahi teşkilatı denetimindeydi. Buna göre ayakkabıcı işini hakkıyla yapmaz, emeğine hile karıştırırsa teşkilat müşteriye parasını geri iade ederdi. Ayıplı mal olarak değerlendirilen ayakkabısını da ibreti alem için dükkanın damına atardı. Bu sayede hangi esnafın daha kaliteli ayakkabı ürettiği anlaşılırdı. 

  • Saman Altından Su Yürütmek

Kendisinin yaptığını belli etmeden, başkalarından gizli işler çevirmek anlamında kullanıyor. Deyim hikayesi de buradan geliyor. 

Geçmiş zamanlarda su sıkıntısı yaşayan bir ova köyü varmış. Tüm köylüler: “Ne yapsak ne etsek de köyümüz suya kavuşsa?” diye düşünürlermiş. Hep birlikte ırmağın suyunu nöbetleşe olarak kullanmaya karar vermişler. Irmak boyu açılan kanallar ile kendi tarlalarına suyu çekmişler. Bir gün bir köylü, öbür gün diğer köylü derken sırayla suyu kullanmışlar. 

Fakat içlerinden biri kurnaz mı kurnazmış. Herkesten daha fazla su kullanmak için tarlasına derin ve ince bir kanal açmış. Kanalı gizlemek için de üzerini otlarla, taşlarla bürümüş. İşte o günden sonra kim başkasından gizli işler çevirmeye kalkışsa “saman altından su yürütmek” deyimi kullanılır olmuş.

  • Foyası Meydana Çıkmak 

Kişinin içinde sakladığı gizli yönünün, sahteliğin, kötülüğün ortaya çıkması anlamına geliyor. Hikayesi ise şöyle:

Kuyumcular özel ürettikleri yüzük, küpe gibi değerli eşyaların üzerine ışığı daha güçlü yansıtması ve parlaklığının daha belirgin olması için “foya” adı verilen bir madde sürüyorlar. Zamanla bu foya ortaya çıkıyor. Kıymetli, parıldayan ziynet eşyaları eski rengini kaybediyor. Yani foyası çıkıyor. Halk arasında da tıpkı bunun gibi yalanı ortaya çıkan, sahtekarlıkları gözler önüne serilen insanlar için “foyası meydana çıkmak” deyimi kullanılıyor. 

  • Vermeyince Mabut Neylesin Mahmut 

İnsanlar ne kadar çırpınsa da çabalasa da eğer nasibinde, kaderinde yoksa fazlasına sahip olamaz anlamında kullanılıyor. Atasözü hikayesi oldukça ilginçtir.

Osmanlı padişahlarından Sultan Mahmut’un hazinesi halk arasında çok konuşulurmuş. Hatta bir adam sürekli: “Ah ah! Bize hazinesinden birazcık verse ne olur? Bir ömür yeter de artar bile.” dermiş. 

Bunu duyan Sultan Mahmut öfkelenmiş. Adamı huzuruna çağırmış: “Sen etrafta hazinem hakkında bilmeden atıp tutuyormuşsun. Kelle korkun da mı yok be adam!” demiş. Padişahın azarına maruz kalan adam korkmuş. Korkudan susup, diz çökmüş. 

Padişah: “Neyse ki ben insaflı bir devlet adamıyım. Sana bir şans veriyorum. Gel seninle hazinemin olduğu yere inelim.” demiş. El pençe kabul eden adam, padişah ile birlikte hazinenin olduğu yere gelmiş. 

Padişah: “Şu küreği al. En dibe kadar daldır. Küreğine gelen tüm altınlar senindir.” demiş. Heyecandan ne yapacağını şaşıran adam büyük bir sevinçle almış küreği eline. Daldırmış hazine sandığının içine. Fakat küreği çıkarınca hüsrana uğramış. İçerisinde tek bir altın bile yokmuş. Meğer adam mutluluktan küreği ters tutmuş. Bu yüzden de hiçbir altının sahibi olamamış. 

Durumu gören padişah: “Bak, kazanmak sandığın kadar kolay değilmiş. Yapacak bir şey yok. Vermeyince Mabut, neylesin Mahmut.” demiş. 

O günden sonra bu atasözü kaderden öte yol olmayan, kısmetine boyun eğmek zorunda kalan insanlar için kullanılır hale gelmiş. 

Kiralık Araç mı Arıyorsunuz? 

Birçok farklı marka ve modeli bulabileceğiniz, Türkiye’nin 1 numaralı araç kiralama platformu Yolcu360 ile dünyanın 110 ülkesinde, 1 dakikadan kısa sürede aracınızı kiralayabilirsiniz. Ödüllü Misafir Merkezimize (0850 360 5 360) 7/24 ulaşabilirsiniz. Ayrıca mobil uygulamamızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilirsiniz.

yolcu 360 huawei app indirTrabzon'da Araba Sürme YerleriTrabzon'da Araba Sürme Yerleri

.

Yorum ekle